WONG’UN RÜYASI

Garip ve Orta Çin denen bir yerde küçük bir köyde doğdum. İlk vakıf olduğum kişi babamdı. Annem ben doğarken ölmüştü. Hep babamın gözetiminde kaldım. O sıralar pek yaşlı olan büyük büyük babamın evinde kalırdık. Çayırları kocaman, tahta evlerin dikili olduğu kayalıklı, taşlı yolları olan küçük köyümüzde günlerimi hayvanları kovalayarak geçirdiğim günlerdi.
Okumaya devam et

YÜCE ANLAMLAR ORMANI

Küçük yeşilimsi ve kanatlarında kızıl zümrüdün tonlarını taşıyan bir kuş olduğumu anımsıyorum. O zamana kadar kimsenin bulunmadığı ve gitmeye cesaret edemediği yerlerde bulunmayı seviyordum. Kanatlarımı seviyordum ve uçabilme özgürlüğüm beni mutlu ediyordu. Farklı yaşamlar ve tuhaf varlıkları tanımak benim için vazgeçilmez bir hâl almıştı. Masal diyarlarını düşlemeden, bambaşka yerleri arzulamadan tek bir ânım geçmiyordu. Okumaya devam et